Sevgili Ziyaretçi,

Türkiye'nin en büyük Parfüm Forumu Kokuyorum.net forumumuza Hoşgeldiniz. Aşağıdaki linkten ücretsiz üye olabilirsiniz. Lütfen üyelik sonrası genel kurallarımızı okuyunuz. Satın alınan tüm ürünlerden Kokuyorum sorumlu değildir.

Üye Ol

Güne Şiir Bırak

Konusu 'Edebiyat' forumundadır ve hypnotic poison tarafından 23 Mart 2019 başlatılmıştır.

  1. hypnotic poison

    hypnotic poison Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    1 Mart 2019
    Mesajlar:
    598
    Beğenileri:
    4.332
    Parfümlerin şiir gibi yorumlandığı bu güzel forumda neden güzel şiirler de olmasın:)

    Ben en sevdiklerimden birini bırakarak başlamak istiyorum. Aynı zamanda Volkan Konak’ın şarkılarından biridir.

    Sevgilim
    Yeşil eriğim benim
    Ben içine hapsolmuş çekirdeğinim senin
    Hapiste günler ağır geçer diyorlar
    Olsun be ben vazgeçtim hürriyetimden
    Yeter ki yetim bir çocuk gibi bırakma yüreğimi
    Zira sensiz bu can bir yüktür yüreğime
    Kaldır öpülesi alnını ve bak bana
    Gördün mü gülüm
    Bir tek gözlerim değişmedi yine
    Bir tek gözlerim
    Açılır açılır gözleri gülümün
    İçlerinde yeşil çam ağaçları
    Uyanışların en tazeleri
    Odamızdan geçer gülüm seninle
    Feriğim fidanım feryadım
    Hey benim zizil parmak memleket gözlüm
     
    #1
    Son düzeltme:: 26 Mart 2019
    Ertuğrul, Tuberose, almıla ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  2. Erkan Ağa

    Erkan Ağa Founder Administrator

    Katılım:
    10 Mart 2015
    Mesajlar:
    1.805
    Beğenileri:
    9.176
    Siirsever olarak en sevdigim basliklardan olacak. Tesekkurler.

    Erkan Ağa
     
    #2
    Ertuğrul, almıla, Benan ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  3. MD

    MD Founder Administrator
    Yönetici Administrator

    Katılım:
    16 Mart 2015
    Mesajlar:
    2.158
    Beğenileri:
    8.100
    Ağır başlı kitaplar senin adına
    En yiğit besteler seni söyler
    Dünyada şarkılar misali yaşayansın sen
    Sen insansın, sen insansın iki milyar cansın
    Sen insansın hey lilişan sen insansın sen insan
    Sen insansın hey lilişan iki milyar cansın.
     
    #3
    Ertuğrul, Tuberose, Erkan Ağa ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  4. fyodor

    fyodor Extrait de Parfum

    Katılım:
    26 Aralık 2016
    Mesajlar:
    299
    Beğenileri:
    875
    Şiire diğer yazılı türler kadar düşkünlüğüm yok. Ama bazı eserler farklı oluyor. Mesela aşağıdakini ne zaman okusam kötü oluyorum.

    ~Desem ki~

    Desem ki sen benim için,

    Hava kadar lazım,

    Ekmek kadar mübarek,

    Su gibi aziz bir şeysin,

    Nimettensin, nimettensin !

    Desem ki,

    İnan bana sevgilim inan,

    Evimde şenliksin bahçemde bahar,

    Ve soframda en eski şarap,

    Ben sende yaşıyorum,

    Sen bende hüküm sürmektesin,

    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

    Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber,

    Günlerden sonra bir gün,

    Şayet sesimi farkedemezsen,

    Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,

    Bil ki ölmüşüm,

    Fakat yine üzülme müsterih ol,

    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

    Ve neden sonra,

    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,

    Hatırla ki mahşer günüdür,

    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    ~ Cahit Sıtkı TARANCI ~



    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
     
    #4
    Ertuğrul, Tuberose, hypnotic poison ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  5. Yeftah

    Yeftah Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Şubat 2017
    Mesajlar:
    2.706
    Beğenileri:
    6.232
    Bir arkadaşımın şiir defterinden....

    Belirgin Bir Hikaye

    En suskun zamanlarda fırtınalar başlarmış
    En ölümcül anların mekanıymış geceler
    En yakıcı nağmeyi gözyaşları sularmış
    Bir bilinmez noktayı kurcalıyor heceler

    Tutkunun ateşini üfledikçe söndüren
    Gönüllerin gözünü bakışlarla bağlarmış
    Kuruyan gönülleri gülistana döndüren
    Gül endamlı Sevgili 'sen ' kokulu çağlarmış

    Nice asır geçti de sevdan ilk gün gibidir
    Aşıklar kervanının değişmeyen durağı
    Nefesinle şenlenen dünler bugün gibidir
    Sensin öte kokulu yarınların Burağı

    Sinelerden çağlayan sevgi bağının gülü
    Sana uzanmış duran elimizi çevirme
    Sensin nurdan edalı devirlerin sünbülü
    Sen diyen hep sen diyen gönlümüzü savurma

    Kanatlanmış güvercin, uçucu bir rayiha
    Sana doğru yol alan umudumun elçisi
    Ve görünmeyen bir el şekil verir sabaha
    Sen ey güllerin şahı hak yolunun bekçisi

    Susuzluğum sanadır yükselen fizarımla
    Seni zikrediyorum ben bu yolsuz gecede
    Beni kendimden alan halsiz intizarımla
    Bir kördüğüm olmuşum ezeli bilmecede

    Çakırkeyf zamanlardan yarınlara süzülen
    Serazat hislerimin kan kokulu çilesi
    Sessizlikle boğulmuş çığlıklarla yazılan
    Umut desenli nurun zulme inen sillesi

    Belirgin çizgilerle yazılmış bir hikaye
    Susuz çölün uykuya yollar sunan tutkusu
    Uzun sıra selviler eksilen bir sermaye
    Ve ifritlerle savaşan yiğitlerin utkusu

    Çağıldayan su gibi seherlerde çınlayan
    Yılan dolu kuyuya atılmış bir güvercin
    Ve senin ellerinde geleceği anlayan
    Dost eksenli sevdaya daima vuran perçin

    Yusuf gibi inleyen kuyuların umudu
    Bir rahmet çağlayanı bir şimşek parıltısı
    Taşlaşan yüreklerde en son hissin cümudu
    Çarpışan hissiyatın ifritten hırıltısı

    Sisle kaplı yarına kandilleri fırlatan
    Ayışığı hayranı yarasa tabiatlar
    Beş kuruşa kendini nefse ebeden satan
    Güneşler doğduğunda nefretlerinden çatlar

    Şevketli bir devletin en cesur yiğidiydim
    Geleceğe taht kuran saltanatım olacak
    Bir devrin buluntusu geçmişin yitiğiydim
    Sevda sevda kavrulur yanar tüter bu ocak

    Neyler gibi demadem inlerim yar üflerse
    Beyhude bir çırpınış amansız hastalıktım
    Ben yarimi dilerim O yar beni dilerse
    Bir hissiz savaş vakti Ona giden çığlıktım

    Sallanan bir gül dalı koparılan çiçektim
    Yakılan insan na'şı ve savrulan bir umut
    Benden kaçan yarına geçmiş okunu çektim
    Vurulan geleceğe bugündür ancak tabut

    Sıkılan zamanlara gül asrını fırlattım
    Yaralı gönül gibi sitem eyledi bana
    Ruhta saklı kefeni vuslat vaktinde attım
    Ve son bir kez dokundum beni vuran canana

    Yalan dolu bir alem gerçek kaynayan mahşer
    Hayallerle bunalmış gerçeklerin pazarı
    Bir ince his varmış ki yürekleri hep deşer
    Geleceği unutmak işte onun mezarı

    Unutulmaz izlerle mazi durur karşımda
    Ve bir el uzanıyor karanlık geçmişimden
    Ve sessizlikler dolu mezar olan başımda
    Sana doğru firarım...firarım kaçışımdan

    Yangın yeri bu sine yed-i rahmet bekliyor
    Upuzun gecelerde gözüm açık uyurum
    Dermansız dizlerle bu kölen emekliyor
    Ve beni ötelere çekip duran uçurum

    Dağılmış parça parça bulut gibi efkarım
    Sevgisiz yarınları düşünmek büyük çile
    Sözler yetmez bir zaman ben gönlümü yıkarım
    Bir daha ebediyen yapılmaz olsa bile

    Bitsin şu hayatın dayanılmaz çilesi
    Ve göçsün ötelere beni bekleyen kervan
    Ayrılsın bedenimden günahlar kafilesi
    Ve ruhum bir kez olsun ferih fahur şaduman
     
    #5
    Ertuğrul, Benan ve hypnotic poison bunu beğendi.
  6. Yeftah

    Yeftah Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Şubat 2017
    Mesajlar:
    2.706
    Beğenileri:
    6.232
    En sevdiğim şiiri


    Vallahi


    Sahipsizim bu gece yoksun gene yanımda
    Ümitsiz ruhum ile seni bekliyorum...gül!
    Tıkanış ve ürperiş sessiz işler kanımda
    Yolum uzun gözükür...sensiz viran bu gönül

    İsyankar ruhumda son... belki bir başlangıç var
    Iskartaya çekilmiş belki en son yiğidim
    Elimde bir pasaport ötelere kaçış var
    Ahirete müştakım...dünyadan yok ümidim

    Sevmedim...sevemedim...ben buralı değilim
    Vatanımdan ayrıydım...artık sılaya sefer
    Beni bekler ötede infak ettiğim kilim
    Benim için çağlasın...bana aksın Nilüfer

    Göllere vurgun ruhum sükunu bulacak mı
    Akasyalar, söğütler dallarını sarkıtsın
    Bir nazlı nehir ruhum ummanı bulacak mı
    Ruhuma bin bir dere yüreğini akıtsın

    Ben kendimi aşamam...ellerimden tutuver
    Susuz bir çöle sefer...kim bilir ne çok hasret
    Çöl! Beni alev alev bağrına bas yutuver
    Kurtulayım dünyadan...bitsin artık bu gurbet

    Sensizliği yaşadım gecede, yolculukta
    Sessiz, sakin gemiyim...dalga dalga kederim
    İsyanlarda kaviyim çok zayıfım kullukta
    En ıssız limanlarla bir yazılmış kaderim

    Uçuşan hayallerin kollarında uyudum
    Damla damla içime yağmur yağdı eridim
    En acı hakikati bir güvercinden duydum
    'Sevgi gayrıya haram, ben yalnız O'na verdim'

    En gizli umutların dayandığı son nokta
    Varlığınla mesrurum, zuhurunla ben varım
    Ey varlığın sahibi! Sana erdim bir okta
    Güzellik sende yalnız...sanadır intizarım

    Akarsular gibiyim...sessiz, sakin inlerim
    Kan çanağı gözlerim ay ışığı hayranı
    Bir yorgun sabah vakti sessizliği dinlerim
    Çekilmiş yüreğime...susmuş kalmış her anı

    Damlara konup uçan güvercinler misali
    Kıpır kıpır yüreğim, oynar durur yerinde
    Ne müthiş nehirlerin denizlerle visali
    Dalga dalga çarpışlar özlemle her birinde

    İçi kovuk ağaçtan yere düşen her parça
    Sanki kalpten düşen kor...bir vuslatın eseri
    Toprak olmak yeniden...ve dönüşmek ağaca
    Kıvranan ruhum sanki gezip duran serseri

    Yol olur emelime, erişilmez günlere
    Kızgın çölde kum olmak...yanıp yanıp kavrulmak
    Sitemim yarınlara, bugünlere, dünlere
    Bir deli rüzgar ile diyar diyar savrulmak

    Uçtum...uçtum uzağa...bilmediğim bir yere
    Ne bir tatlı güvercin, ne de nazlı bir kuştum
    Ayrıldım vatanımdan vuslatımı kim vere
    Engel oldum yolcuya yorucu bir yokuştum

    Beni ışıtma güneş! Karanlık bana vurgun
    Gecenin yüreğinde helecanlı son vuruş
    Ben miyim ötelere köhne dünyadan sürgün
    Hayatın bir yerinde apansızın bir duruş

    İnci gibi parlayan bakışlarda farklılık
    Yankılanan her seste o meshur sesi bulmak
    Sonsuzluk...hayaliyle olsa bile mutluluk
    Bir kapıdan savrulup ötede O'nun olmak

    Çırpınıp duran rüzgar bir şey biliyor gibi
    Hicranına alıştım, vuslatına yabanım
    Evet buldum gerçeği...kimdir Varlık Sahibi
    Yalnızca Sen gerçeksin...ben kuyruklu yalanım

    Daldan düşen her yaprak bir acının çocuğu
    Dağlarda açan çiçek nelere hasret duyar
    Bilinmez dünyalara varlığın yolculuğu
    Her acıda bir çocuk günahlarını yuyar

    Susuz çeşme hasreti beni yakan hasretlik
    İçim dolu...akamam...bağlandım bir noktaya
    Ağrılı bir sadefim...yüreğimde bin delik
    Denizden yansır ahım gökte kıvranan aya

    Felek benimle döner...başı bulanmış suyum
    Elimde bir ayrılış anının son teması
    Kainatın nizamı hüznümle buldu uyum
    Yüreğimde Havva'nın o en haram elması

    Sesim durgun su gibi titrer her bir gülüşte
    Ne mutludur çiçekler her rüzgar esişinde
    Bin saadet gizlidir ağlayarak ölüşte
    Yüz bin ah var gündüzün geceyi kesişinde

    Kıpkızıl afakımın kararttığı o sular
    Akar, durur sessizce...halinden memnun gibi
    Bilinmez ki dalgalar sahilde ne arzular
    Çarpar durur ha bire göğsüne mecnun gibi

    Yıldızlar geceleri peçe çeker yüzüne
    Arsız arsız peçeyi bazen aralıyorlar
    Nice göze bir ışık...bakmaz mısın özüne
    Gönüllerin yüzünü nurla hareliyorlar

    Akanyıldız sözlerim bir parıldar kaybolur
    Söz burcundan görünür...yıldızların dileği
    Yüzlerinden okunur...bir meçhulde gayb olur
    Esaret zincirinin ölür nazlı meleği

    Hilali bekleyenim...her ay umut kapısı
    Çekirdeğim toprakta sabırla bekliyorum
    Her seslenişte rüzgar yırtılır aşk tapusu
    Gönlümde bir fırtına, bin tufan saklıyorum

    Yıkılan her bir ağaç 'Bir'e doğru yol alır
    En onulmaz yaralar iyileşir bir anda
    Kuruyan çaylar bile rahmetle dalgalanır
    İsteklerin bittiği o en kudsi mekanda

    Beyaz bir sayfa gönlüm karalanmak istiyor
    Çaresizlik her yerde istekler sonsuz olmuş
    Bin güçlüğün içinde bir saadet yatıyor
    Belki en çok hasretle denizdeki tuz dolmuş

    Eriyip öyle kalmak asırları bilmeden
    Değişken zamanlarda bir sitem edip O'na
    Erişmemek sonsuza bir defacık gülmeden
    Yaklaşmak bir acının tufanı ile sona

    Titreyen bedenlerde en son nöbet göründü
    İki deniz bir oldu ve yeniden ayrıldı
    Ve gece gündüz ile birbirine büründü
    Ve hayırlar şerlerden silkinerek sıyrıldı

    Pamuk gibi savruldu devasa dağlar, taşlar
    Ve burkuldu yürekler...bayıldı günahkarlar
    Hayret dolu şükürle öne eğildi başlar
    Ve o gün geldi dendi " Yıkılsın tüm cidarlar..."

    Çatır çatır gökyüzü...dökülüverdi sema
    Artık hesap vaktidir kurulsun mizan bugün
    Daha ölmek yoktur hey...beka bulduk bâdemâ
    Sonsuzluk hayalimin gerçekleşeceği gün

    Atıp kitap defteri O'na koşacağım ben
    Hesap varmış bana ne...benim hesabım O'na
    İşte geldim Sahibim...bak şu kalbimde tek sen
    Tek Sen varsın diyerek ereceğim en sona

    Sende yok olayım ah ne olur beni yok et
    Ne Cennet ne Cehennem...gözüm yoktur billahi
    Neyleyim hârı-dârı heyhat bulmuşum seni
    Seni istiyorum ben...yalnız seni vallahi
     
    #6
    Son düzeltme:: 24 Mart 2019
  7. almıla

    almıla Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1.928
    Beğenileri:
    11.516
    Çok güzel başlık sevgili @hypnotic poison formumuzun edebiyat kısmındaki şiir açığını da sizin sayenizde kapatmış olduk. Başlığı izninizle oraya taşıyorum. Severek takip edeceğim kendi adıma.

    tumblr_inline_olzpyhVMZN1rwbkre_540.jpg
     
    #7
    Agah, Ertuğrul, Benan ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  8. hypnotic poison

    hypnotic poison Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    1 Mart 2019
    Mesajlar:
    598
    Beğenileri:
    4.332
    İzin sizin Almila hanım, Edebiyat başlığı dikkatimi çekmemiş, fark etseydim ben de direkt oradan açardım başlığı.
    Ayrıca hep birlikte daha ruha dokunan bir forum yapacağımızdan kuşkum yok:)
     
    #8
    Ertuğrul, Benan ve almıla bunu beğendi.
  9. ibrahimB.

    ibrahimB. Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    26 Ağustos 2017
    Mesajlar:
    1.754
    Beğenileri:
    11.448
    Jazz

    Bu vapuru kaçırırsam beni belki de cinnet basar
    belki kanser olurum bu yıl sınıfta kalırsam
    nöbette uyursam eğer kitaplarımı yakarlar
    etimde şirpençe çıkar bu kızı alamazsam
    bu işi bitiremezsem şehirden beni kovarlar
    izin kağıdım yanar konuşacak olursam
    bu senet bankalar kapanmadan
    ruhumun rengini kapatmayacak olursa
    ölür kuyuya düşen çocuk
    çocuğun mercan saati çatlar mutlaka
    koşup haber vermeliyim
    yetkili memura
    bahar geliyor, ilerliyor yeminler
    alnımı kapıp getirmeliyim
    denizi karşılamaya
    kırlangıcın kanadındaki kezzap
    leylakta sıkışan buhar için
    nabzımı bulmalıyım nerede bulacaksam
    nabzımı çünkü ben kasadan fiş alarak
    yağmuru, selvileri zor durumda bıraktım
    benim yongalarımdan yapıldı bu çelenkler
    ben papatyaları şımartmadım diye oldu
    Mata Hari'ler casus, Al Capone'lar gangster
    inmem gerek gözbebeklerimin altına
    beynimin ortasına büzülmeliyim
    genşeyip kımıldayabilirim oradan sonra
    dum di dum
    duridum dubida
    kendi kalbimle zamanım arasındaki sarkaç
    püskürtüyor beni dünyaya
    bırakıyorum zerreciklerime kadar emsin beni
    Atlantik ve Pasifik ve beş kıta
    koşmam gerek
    yetişmem gerek yazgıma
    tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
    esenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek niçin
    niçin, niçin, niçin
    kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin

    İsmet Özel
     
    #9
    Pervane, Ertuğrul, Benan ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  10. Erkan Ağa

    Erkan Ağa Founder Administrator

    Katılım:
    10 Mart 2015
    Mesajlar:
    1.805
    Beğenileri:
    9.176
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş bütün maviler içinden
    bir maviyi seçtim. Kentim oldu o benim.

    Erkan Ağa
     
    #10
    Scentless, Ertuğrul, Benan ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  11. Erkan Ağa

    Erkan Ağa Founder Administrator

    Katılım:
    10 Mart 2015
    Mesajlar:
    1.805
    Beğenileri:
    9.176
    Geceleyin karanlıkta
    Suya attım ben sesimi
    Türkü oldu birdenbire
    Denizinden geçen gemi

    Geceleyin karanlıkta
    Gülümsedim buluta ben
    Saçlarına düşen yağmur
    Gökkuşağı oldu birden

    Geceleyin karanlıkta
    Yıldız tuttum gök içinde
    Işığını sana vurdu
    Bir gül açtı yüreğinde

    Erkan Ağa
     
    #11
    Agah, cakalcarlos, Scentless ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  12. hypnotic poison

    hypnotic poison Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    1 Mart 2019
    Mesajlar:
    598
    Beğenileri:
    4.332
    Giderayak işlerim var bitirilecek,
    giderayak.
    Ceylanı kurtardım avcının elinden
    ama daha baygın yatar ayılamadı.
    Kopardım portakalı dalından
    ama kabuğu soyulamadı.
    Oldum yıldızlarla haşır neşir
    ama sayısı bir tamam sayılamadı.
    Kuyudan çektim suyu
    ama bardaklara konulamadı.
    Güller dizildi tepsiye
    ama taştan fincan oyulamadı.
    Sevdalara doyulamadı.
    Giderayak işlerim var bitirilecek,
    giderayak.

    Nazım Hikmet'in en sevdiğim. şiirlerinden biridir. Şair bu dizelerle ne de naif anlatmış yarım kalmışlıkları.
     
    #12
    innotes, cakalcarlos, Ertuğrul ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  13. hypnotic poison

    hypnotic poison Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    1 Mart 2019
    Mesajlar:
    598
    Beğenileri:
    4.332
    Çok severim bu şiiri, çok güzel bir seçim yapmışsınız, elinize sağlık


    Sent from my iPhone using Tapatalk
     
    #13
    Ertuğrul ve ibrahimB. bunu beğendi.
  14. ibrahimB.

    ibrahimB. Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    26 Ağustos 2017
    Mesajlar:
    1.754
    Beğenileri:
    11.448
    Teşekkürler :)
     
    #14
    Ertuğrul ve hypnotic poison bunu beğendi.
  15. almıla

    almıla Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1.928
    Beğenileri:
    11.516
    Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
    Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

    Sular sarardı, yüzün perde perde solmakta
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

    Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
    Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
    Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer?

    Bu bir lisân-ı hafidir ki ruha dolmakta
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.

    Gün ayarken içimden geldi.
     
    #15
    Agah, cakalcarlos, Ertuğrul ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  16. İbrahim20

    İbrahim20 Eau de Parfum

    Katılım:
    2 Kasım 2018
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    2.061
    Bir ufuk ki, ne Mecnun varabildi, ne Ferhad;
    Bir ufuk ki,ilahi sırrı bekleyen serhad...
     
    #16
  17. Erkan Ağa

    Erkan Ağa Founder Administrator

    Katılım:
    10 Mart 2015
    Mesajlar:
    1.805
    Beğenileri:
    9.176
    Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kı- rıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.
    Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın so- kaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını. İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?

    Erkan Ağa
     
    #17
  18. almıla

    almıla Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1.928
    Beğenileri:
    11.516
    Yeni bir şeyler söyle bana ne olur, yeni bir şeyler. Kurşun aktı kulaklarıma hep aynı sözleri, aynı sesleri duymaktan.
    Belirsizlik güzeldir, de örneğin, kesinlik çirkin. Sessizlik sesten -hele de güncel ve kof- her zaman iyidir; düş gücü, iç zenginliği verir insana. Dünyanın usul usul ağaran o puslu sabahları ve günün turuncu tülleriyle örtünen dingin akşamları bu yüzden etkiler bizi, duygulandırır, de.
    Anlık izlenimler sürekli görünümlerden her zaman daha güçlü,kalıcı ömürlüdür...
    Alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi, bizi değişmek çirkinleştirir de.

    güz geldi ömür hanım'ın her cümlesi ayrı güzel çünkü kalbi güzel bir insan Şükrü Erbaş :(
     
    #18
  19. almıla

    almıla Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    23 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1.928
    Beğenileri:
    11.516
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana,
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar...
     
    #19
    cakalcarlos, azzura, Tuberose ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  20. hypnotic poison

    hypnotic poison Pure Parfum (Satış Onaylı Üye)

    Katılım:
    1 Mart 2019
    Mesajlar:
    598
    Beğenileri:
    4.332
    "Seni anlatabilmek seni.
    İyi çocuklara, kahramanlara.
    Seni anlatabilmek seni,
    Namussuza, halden bilmeze,
    Kahpe yalana.

    Ardarda kaç zemheri,
    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
    Dışarda gürül gürül akan bir dünya...
    Bir ben uyumadım,
    Kaç leylim bahar,
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım,
    Bir o yana,
    Bir bu yana...

    Seni bağırabilsem seni,
    Dipsiz kuyulara,
    Akan yıldıza,
    Bir kibrit çöpüne varana,
    Okyanusun en ıssız dalgasına
    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni..."

    Ve şair çok sevdiğim şu dizelerle sonlandırır şiirini;

    "Yokluğun cehennemin öbür adıdır,
    Üşüyorum, kapama gözlerini..."
     
    #20
    cakalcarlos, azzura, Tuberose ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
Yüklüyor...